YABANCILAR EĞİTİMİ ve “MAARİF” VAKFI MESELESİ
2 Haziran 2016
KÜRESEL BARIŞ ENDEKSİ
21 Haziran 2016

AK PARTİ İLE 65. HÜKÜMET

Türkiye Büyük Millet Meclisi AK Parti’nin yeni hükûmetine güvenoyu verdi. Program önceki programlardan çok farklı değil. Hedefler ve öncelikler büyük oranda benziyor. Koalisyonlar dönemini hatırlayan bizim nesil için bu iyi bir durum. “siyaseten istikrar” çok problemli görünmüyor. Siyasi iktidarlar ülke yönetiminde söz sahibi olarak nasıl bir program uygulayacaklarını TBMM’ye sunar, Meclis, sunulan bu teklifi ya onaylar ya da red eder. Bu işlem güven oylaması olarak adlandırılır.
Hükûmet Programı bir tür iş listesidir. Yapılacakların yanı sıra gelir kaynakları dış ilişkiler ve uzun vadeli plan ve programlara yer verilir. Oylanan bu işlemlerdir; adı üstünde oylanan “güven”dir. Bugünkü meclis yapısında çoğunluk, siyasi iktidar mensubu milletvekillerinden oluştuğu için güven oylamasından olumsuz bir sonuç çıkması beklenemez.
Sayın başbakan konuşmasına 2023 vizyonu ile başladı. Konjonktürel gelişmeler ile dünyanın içinde bulunduğu belirsizlik ve karmaşa ortamına dikkat çekerek, “reformların ve devlette devamlılığın” önemine vurgu yaptı. Gelecek konusunda çocuklarımız ve gençlerimiz ifadesi ile gelecek / yarının Türkiye’si vurgusu yaptı.
Yeni hükûmet reform olarak gördüğü süreci 6 temel alanda tanımlamaktadır. Bunlar;
Demokratikleşme ve adalet,
Eğitim,
Kamu yönetimi,
Kamu maliyesi,
Reel ekonomide köklü değişim,
Öncelikli dönüşüm programları
Bu itibarla hükûmet programının önceki Ak Parti programlarından çok farklı olmadığı söylenebilir.
Güneydoğu ve özellikle terör konusunda yeni kabine ve başbakanın da öncelikli çözülmesi gerekli alan olarak gördüğü bir gerçektir. Hedef güvenliğin sağlanması yönündedir. Şehirlerin altı köstebek yuvasına çevrilirken, evlere silah ve mühimmat yığınağı yapılırken sesini çıkaramayan bölge halkı, bundan önemli ölçüde zarar görmüştür. Şimdi teröristle sıradan halkı birbirinden ayırmak gerekmektedir. Terörist faaliyetlerin ilk dönemlerinden beri söylenegelen eli, “gündüz çapalı gece silahlı” söylemi bugün daha fazla gerçekçidir. Normal vatandaşın hükûmetin ortaya koyduğu öncelikler sıralaması ile bir sorunu bulunmamaktadır. AK Parti halkın üzerindeki tehdit ve terör belasını çözmeden bu sorunu çözemeyecektir.
Dış politika konusunda AB ‘nin zikzaklı politikası endişe vericidir. Rusya ile sıcak mesajların devamının gelmesi umulmaktadır. Suriye konusunda kırmızı çizgiler belirtilmiş, çatışmalara uzak kalınma niyeti açıklanmıştır. Bölücü terörün Suriye’deki unsuru PYD ‘nin ABD ile işbirliği şimdilik endişe verici bulunsa da takip altındadır. Mısır ile yeni bir durum söz konusu değildir. Dış politikada ihtiyatlı düzeltme İsrail ve İran için de devam etmektedir.
Başbakan Binali Yıldırım’ın, insanı temel aldıklarını söylediği programda “Vatandaşlarımız için olmazsa olmaz olan insan hak ve hürriyetleri ile adaleti daha ileri taşımak, ekonomik ve sosyal gelişmemiz için vazgeçilmez bir hedefimizdir.” İnsan ile başlayan ve değerlerini anlatan kavramların 57 defa tekrar edilmesi de konu bakımından önemlidir.
Başbakan YILDIRIM’ın konuşmasının diğer vurgularına bakıldığında bütün konuşmasında en fazla kullandığı kelimeler arasında güven ve yatırım var, 49’ar defa… Sonrasında 37’şer defa Ar-Ge, eğitim, teknoloji ve projeden söz ederek yönetim döneminin ipuçlarını vermiş bulunmaktadır. Kalkınma, büyüme ve istikrar kelimesinin bütün bir konuşma içindeki payı 25’er defadır.
Ve yeni anayasaya dair, “2023 için önceliğin, ülkemizin çoğulcu, özgürlükçü, demokratik, sivil, milli ve hukukun üstünlüğüne dayanan bir yeni anayasaya sahip olmasıdır. Bu değerler üzerine inşa edilecek yeni anayasanın temel ilkesi, ahlaki referansı insan onuru ve insan hassasiyeti olacaktır. Yeni anayasa düzeninin odağında insan hak ve özgürlükleri yer alacaktır.” Söylemiyle yeni anayasanın niteliğine değinmiştir.
Sonuçta Türkiye yeni bir hükûmetle büyük işlerin arifesindedir. Sıkıntımızın kaynağı ülkemizin 8-10 milyonluk herhangi bir AB ülkesi gibi olamayışıdır. Bu büyüklük dinamik bir nüfusla da tamamlanınca hazmedilmesi zor, ihmal edilmesi imkansız ve kayda değer bir ekonomik potansiyel olarak görülmektedir. Sorunlarımızın kaynağı buna dayanmaktadır.

1,530 total views, 1 views today

Bir Cevap Yazın