Ekonomiye Dolar Ayarı
8 Ekim 2018
Nobel Ekonomi Ödülü Hem Çevre Hem Ar-Ge’ye  
13 Ekim 2018

Beklenmeyen Enflasyon

Eylül ayı enflasyonu çarptı geçti: %6,30… Kimse bu kadarını beklemiyordu. Birden gündeme enflasyon oturuverdi. Enflasyonun özellikle son 20 yıldaki seyrine bakıldığında, aylık bazda bu veri, en yükseği. Beklentilerin çok üzerinde, etkisi de ona göre haliyle.

Hatırlayanlar sadece 1998 yılı enflasyonu için bu kadar yüksek olduğunu söyleyecektir. O günlerde aylık enflasyon %6,72 çıkmıştı. Haliyle yıllık enflasyon da  %17,90’dan 24,52’ye fırladı. Aynı durum yirmi sene sonra yeniden yaşanmakta. Bu rakamlar daha geçen hafta açıklanan ve bu dönem için öngörülen yıl sonu rakamlarının da yükseleceğine işaret etmektedir. YEP ile açıklanan yıl sonu enflasyonu için %20,8 beklentisi, şimdiden gerilerde kaldı.

Temel gerçek şu ki Merkez Bankası enflasyonun kontrolünden, fiyat istikrarının sağlanmasından baş sorumlu kurumdur. Ancak kamu enflasyonla mücadeleye gereken desteği vermezse, özel sektör destek vermezse olmaz; ve elbette halk da enflasyonu körüklemezse bu mücadele etkili olur. Üçü bir yerde bir gayretle çözülecek bir şey bu.

Mevduat sahipleri de bu enflasyon hesabı ile bankadaki paralarının enflasyona yenik düştüğüne şahit oldular. Haliyle bir anda 625 bps artıp  %24’e ulaşan  politika faizi için “çok yüksek” diyen ekonomi çevreleri de yeniden hesap kitap yapmaya başladı bile.

Enflasyonda Gıda ve Enerji etkili oldu

Gıda grubu belki bu maliyet artışına en sert tepkiyi veren grup: fiyatlar %13,34 yükseldi.  Çarşı – pazar enflasyonu, nabızdır. Buralardan alınan değerler doğrudan halkta derin etkiler uyandırmaktadır. İşportacı, seyyar kovalayan zabıtadan stokçu kovalayan zabıtalara geçiş yaşanıyor. Zabıtalar gerçek misyonuna kavuştu.

Elektrik ve Doğalgaz ise hiç de masum değil… Bu iki grubun rekor ölçüde fiyatlarının artması, üretici fiyatları üzerinde %40 artışa neden oldu.  Bu durum enflasyon rakamlarında kendisini gösterdi. Tamam… Ertelenen zamlar buna gerekçe. Yansıtılamayan maliyetleri de sayalım. Ama hiçbir mantıklı açıklama bu kadar zamların fiyatlara yansıtılmasını makul görmeyecektir. Bu alanda da devletin düzenleyici rolü maliyetlerin kışkırtılmasının önünü alacaktır.

Özellikle güneşten, bireysel elektrik enerjisi üretimi konusunda yasal düzenlemeler gerçekleşti. Kendi elektriğini kendi karşılayan işletmelerden, devlete elektrik vererek mahsuplaşan yeni modellere geçiş sağlanmaktadır. Birtakım yeni teşviklerle, çatıların güneş panelleri ile değerlendirilmesi enerji maliyetlerinin minimize edilmesi konusunda etkili olacaktır.

Enerji gibi temel girdi konusu halledildikten sonra gözler yeniden “beklentiler”e  yönelecektir. Beklenti konusunda geleceğin belirsizliği, fiyatların yüksek belirlenmesinde etkilidir. Satıcı olarak, bir ay sonraki kur ve faiz hakkında hiçbir fikrimiz yoksa; “n’olur n’olmaz” fiyatlaması  baş gösterecektir ki enflasyonun en büyük tetikleyicisi budur.

13 Ağustos itibariyle zirveye çıkan dolar kurundaki ani etki, Eylül fiyatlarında kendisini gösterdi. Ekim ayı enflasyonu bu hesaba göre daha düşük çıkacaktır. Şimdilik gelen zamlar işlendi, bir sakinlik gözlenmektedir. Kurlar yüksek bile olsa bir stabil görüntü yeni denge ve istikrar getirecektir. Ancak iniş çıkışlar ve ani hareketlenmeler belirsizliği körükleyecek, olurundan fazla bir tesir edecektir. Eylül’de, Ağustos’un sert hareketi enflasyonu fazlasıyla hissettirdi.  Şimdi kurlarda gözlenen sakin hareket, Ekim için daha iyimser; hatta düşük  bir enflasyon rakamının çıkmasında etkili olacaktır.

Enflasyon Hortlağı: Sattığını yerine Koyamamak

Uzunca bir süredir duymadığımız “sattığımızı yerine koyamıyoruz” cümlesi, enflasyonun başka bir tetikleyicisidir. Bir mal alım ve satımı ile başlayan ticari süreç tahsilat ile tamamlanmıştır. Yeni mal alımı, yeni fiyatın başlangıcıdır ve buna göre yeni fiyat oluşacaktır. Piyasa hareketlerinde hep kazan yerine “denge” hedeflenmelidir. İthalatın azalmasına rağmen hammadde ve aramalı ihtiyacındaki süreklilik fiyatları da değiştirmektedir. Yeni fiyattan ithalat gerçekleştiğinde, yeni üretim ve yeni fiyat demektir.

Bu veriler ve bir aydır piyasaları hareketlendiren gelişmeler, yeniden Enflasyonla topyekün mücadele programının önemini ortaya koymaktadır. Enflasyon indirilemediği sürece ve ekonomide istikrar, kurlarda denge görülmeyecektir. Ekonomide istikrar konusunda önceliği enflasyon canavarı almış bulunmaktadır.  Onun ateşi söndürülmediği takdirde uzunca bir süre, bu çalkantılar devam edecektir.

 

2,062 total views, 1 views today

Bir Cevap Yazın