Pandemi Günlerinde Bütçe
5 Haziran 2021
Tweet Üzerinden Rüzgar Yapmak
5 Haziran 2021

Hiç bir salgının bu kadar kısa sürede bitmesi beklenemez. Bitse zaten ona salgın denmez. Dünya, 2019 sonundan beridir bu salgına teslim… Pandeminin de öyle tez vakitte biteceği yok. 2020 yılı Mart ayında Türkiye’yi de etkisi altına alan COVID-19’un sadece bir sağlık sorunu olmadığı görülmektedir. Şimdilerde yılını dolduran pandemi ile mücadele bir siyasi iktidarın eylem planları ile yürütülür görünmektedir. Aslında topyekûn bir mücadele ve kararlılık gerektiren bir durum söz konusudur. Sağlık Bakanlığı’nın gündelik raporları her gün  akşam haberlerinde  halkı ekran başına kilitlemeye yetmektedir. Sosyal mesafe, maske ve hijyen üçlemesi ile formüle edilen bu dönemin mottosu uzun yıllar hatırlanmaya devam edilecektir. Ancak etkileri sadece pandemiden kurtulmak olarak kalmayacak; dönem pek çok farklı yanları ve yansımaları ile de anılmaya devam edecektir.

Pandemi ile varlığından haberdar olunan korona virüse karşı mücadele mümkün olsa da bulaşıcılık ve salgın ortamı özellikle sağlık sistemini kilitlemeye müsaittir. Hastaneler, yoğun bakımlar bir anda dolabilir. Salgın sokakları ele geçirebilir. Bu yüzden sağlık sektörünün yeterince hizmet veremeyişi ve acze düşmesi önemli bir risktir.

Bu dönem pek çok farklı yanları ve yansımaları ile birlikte anılmaya devam edecektir.

Pandemi ile varlığından haberdar olunan korona virüse karşı mücadele mümkün olsa da bulaşıcılık ve salgın ortamı özellikle sağlık sistemini kilitlemeye müsaittir. Bu yüzden sağlık sektörünün yeterince hizmet veremeyişi ve acze düşmesi önemli bir risktir. Zaman zaman hastanelerdeki bütün servislerin pandemi için kullanılmaya başlanması, kolay yönetilebilir olmayan bir durumdur. Sonuçta, yatak ve yoğun bakım gibi alanlarda toplu ölümler, toplumsal infial ve paniği tetikleyebilecektir. Haliyle bu endişe, sürecin katalizörü ve hızlandırıcısıdır. Panik ve korku salgının hayatın bütününe yönelik etkilerini de arttıracaktır. Kamu yönetimi de düzene çeki-düzen vermekte yetersiz kalacaktır. Dolayısıyla ülkeler de panik durumunda sağlıklı tepkiler geliştiremedikçe pandeminin etkileri daha da yıkıcı olacaktır.

Bu süreçte toptan bir hayat tarzı değişimi gerçekleşmektedir. Özellikle pandeminin sağlık dışındaki değişime zorladığı alanları da inceleme mecburiyeti doğmaktadır. Yaşanan dönem bu bakımdan ekonomiden hukuka, sosyal ve psikolojik alanlarından sosyal ortamlara hayatın bütün alanlarını etkilemektedir. Konuyu da sadece basit bir grip vakasından ibaret görmek doğru olmayacaktır. Etkisi uzun yıllar sürebilecek bir sürecin başındayız. Toplum da yeniden yapılanmakta ve yeni sürece adapte olmaktadır. Bu süreçte pek çok araştırmaya konu olan gelişmeler yaşanmaktadır. Bu yüzden konunun sağlık uzmanları kadar teknik, siyasi, ekonomik hatta sosyal uzmanlarına kadar TV’lerde ya da sosyal medyada açıklamalar ve tavsiyelerde bulunurken görmek mümkündür.

Şüphesiz COVID-19 olarak ifade edilen bu pandemi sürecinin bir de ulus aşan boyutu var ki ülkelerin birbirine bulaştırma riski en önemli sorunlar arasındadır. Dönemin maliye politikaları aciz kalmaktadır. Devletin toplayamadığı vergiler sebebiyle gelir kaybına uğraması ne kadar sıradan bir durum arz etmiş olsa da devam eden harcamaları ve mali yükümlülüklerinden vazgeçmesi söz konusu değildir. Vergisini toplayamayan devlet  bir de artan kamu harcamalarını nasıl karşılayacaktır? Borç zaten çok eski bir mesele… Bu dönemin temel sorunu olan, artan borç yükü nasıl yönetilecektir?

İnsanın olduğu yerde hukuk var. COVID-19 ile yaşanan salgın “Vergi mükelleflerinin yükümlülüklerini ertelemesine imkan tanısa da  vatandaşlar azalan vergi ödeme yeteneklerine rağmen, kamu harcaması talep etmekten vazgeçmiş mi?” bu sorulardaki muhatap devlettir. Harcamalarından vazgeçmesi onun için de mümkün değildir. Hiçbir vatandaşa da “Vergi yoksa hizmet de yok!” seçeneği sunulmadı.  Borçla da olsa harcamalara devam edilmektedir. Konunun sadece devlet borcu değil kişi borcu için de etkileri incelenmeye değerdir. Özel sektör işletmeler ve çalışanlar için de çaresizlik ve çözümsüzlük stresi arttırmaktadır. Herkesin kendi çapında yükümlülükleri, yönetilebilir olmanın sınırlarını zorlamaktadır.

Salgının akıbetine ilişkin olarak ülkeler, aynı dünyada olduğunu kabul ederse, birlikte yaşamanın şartlarını oluşturursa, zengin fakire destek olursa, aşı, su ve hijyen ürünler konusunda işbirliği geliştirilirse ancak o zaman bu salgın biter.  Yapmadık!? O zaman şekilden şekile giren virüsün farklı mutasyonlarına bir süre daha teslimiz demektir. Henüz dünya dışında yaşanabilir yeni gezegenler de olmadığına göre ‘dünya ortak geleceğimiz’ anlayışıyla tedbiri elden bırakmadan bir süre daha kontrollü olmaya devem edilecektir. Eninde sonunda bitecek! Biraz daha dikkat ve gayret ile daha kolay bitecek.

 12,534 total views,  1 views today

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.