SEÇİMDİ GEÇTİ…
5 Kasım 2015
(içimizdeki ve dışımızdaki) RUSLARLA DANS
26 Kasım 2015

G 20 RÜZGARI

Amaç belli: Uluslararası ekonomik işbirliğini arttırmak. Daha fazla ticaret daha fazla üretim daha fazla kar… Gelişmiş ve bu ülkelerin eteklerinden tırmanmaya çalışan gelişmekte olan ülkeler birlikteliği. BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesi de burada… Baba katili ile babamız bir safta.

İyimserlik had safhada.

Ülkeleri bir de biz sayalım önce “malum beşler”den başlayıp.  ABD, İngiltere, Rusya, Almanya, Fransa, Arjantin, Avustralya, Brezilya, Çin, Endonezya, İtalya, Japonya, Kanada, Meksika, Rusya, Suudi Arabistan, Türkiye. Grubun 20’nci üyesi Avrupa Birliği. Üye olmadığı halde Uluslararası Para Fonu (IMF) Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler, Dünya Ticaret Örgütü, OECD ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) gibi örgütler de G20 toplantılarında temsil ediliyor.

Ülkelerin yapısı ekonomik gelişmişlik olarak karmaşık. Ancak temsil ettikleri nüfus ve ekonomik değer açısından yüzde seksenler civarında. Bu ülkelerin bir masa etrafında oturuyor olması yüzleşme ve restleşme açısından da önemli görülmekte. Konuşmacıların zaman zaman birbirlerine ima ve itham edici bir dil kullandığı da vaki.

G20’nin karar mekanizması ekmeğin fiyatından, eğitime, sağlıktan enerjiye,  teknoloji kullanımımızdan, soluduğumuz havanın kalitesine kadar her alanda hayatımıza müdahale etme potansiyeline sahip. Bunun için bir orta yol bulunması, tabii ki liderlerin aralarında anlaşıp, birbirlerine verdikleri sözleri tutması gerek.

Asya krizi bu oluşumun ortaya çıkmasında etkili olmuş. G-6, G-33 derken G-20 nihai olarak ortaya çıkmış. İlk oluşumda uluslararası finans için önemli bir ülke olmak, jeo-stratejik konum, nüfus, kendi bölgesindeki önemi gibi faktörler göz önüne alınmış. 2008’e kadar G20 Merkez Bankası Başkanları ile Maliye Bakanlarının buluşma platformu olmuş, ancak bu tarihten sonra liderler düzeyinde buluşmalar başlamış.

Toplantılarda çevre, enerji, iklim değişikliği ağırlıklı konular iken son dönemde “güvenlik” gündemdeki yerini hissettirmiştir. Kararlar da zaten görüş beyanı şeklinde ortaya çıkmaktadır. Uzlaşma esas; ancak bazılarını daha “uzlaştırıcı” olması sözkonusu… G-20 kendisini “küresel ekonomik konularda yapıcı tartışmaların gerçekleştiği gayri resmi bir platformu” olma iddiasını sürdürüyor. Zirve sonunda ülkelerin fikirleri ve çekinceleri göz önüne alınarak bir bildiri yayınlanıyor. Böylece ülkeler, bildirideki hedeflere ulaşmak için söz vermiş oluyor.

Türkiye bu toplantıya göçmen krizi aşamasında taraf olduğu için kendini daha iyi anlatabildi. Gündemin ilkeleri: Kapsayıcılık, uygulama ve büyüme amaçlı yatırımlar konusu fark teşkil etmiştir. Özellikle kapsayıcılık kavramının içinin “yaygın etki” oluşturmak, kuşatıcılık ve refahı paylaşmak olarak doldurulması “kapitalizmin ehlileştirilme” taleplerinin devamı anlamına gelebilir.

Son olarak vatandaş gözüyle değerlendirildiğinde onun algısı daha farklı… toplantıları izleyip izlemediğini soran muhabire verdiği cevap halkın toplantıya bakışını göstermektedir:

“Onu bunu bilmem cumhurbaşkanı hepsini ip gibi hizaya dizdi!…”

909 total views, 1 views today

Bir Cevap Yazın