BÜYÜMENİN ZORLUKLARI
25 Mart 2019
Çarşı-Pazar Vatandaşa Karşı mı?
23 Nisan 2019

İngiltere’nin “Kara Çarşambası” – 16 Eylül 1992

Avrupa Birliği, para birliğine geçmeden önce Almanya’nın o dönem kullanmış olduğu Alman Markı da bölge için etkin bir para birimi idi. Ülkeler Alman Markına göre bir döviz kuru belirlemekte idi. 1990 -1992 aralığında İngiliz sterlini de Alman markına karşı sabitlenmiş bir döviz kuruna (2,95) sahipti. Ne olduysa 1992’de oldu, Sterlin’in değer kaybetmesi yönünde gelişen dinamikler, İngiltere Merkez Bankasının da direnmesiyle daha büyük bir soruna yol açtı.  İngiltere Merkez Bankası süreç ile baş edemedi ve “Kara Çarşamba” denen o gün Sterlinde devalüasyon yaşandı. Bu günün öncesinde İngiltere’den yüklü miktarda (10 Milyar) Sterlin borçlanan George Soros, Alman Markı satın aldı.  Sterlin bu rüzgara dayanamadı ve yaşanan devalüasyon sonrası G. Soros aldığı borcu çok daha kolay ödeme imkanı buldu.  Bu operasyondan sonra fonlarına ekstradan Bir milyar dolar girmişti.

Şimdi çok tanıdık gelen bu işlemlerin hedef bir ülke ve Merkez Bankasını nasıl zor durumda bırakabildiğinin ayrıntılarına bakalım. Uluslararası yatırım fonlarının ülkesi yoktur. Girdikleri ülkeden kazanırlar ve çıkarlar. Bazen kriz onları da vurur, hazırlıksız yakalandıklarında zarar etseler de bunun “faturasını bir şekilde keserler.” Soros Sterlinin değerlendiği öngörüsüyle,  bir dengelenme oluşacağını ve bunun da devalüasyon yoluyla gerçekleşeceğini tahmin ederek İngiltere’de bir pozisyon oluşturur. Böylelikle Sterlindeki düşüşten Bir milyar dolar gelir elde eder, aslında hadise budur. Ancak olay, yazıldığı kadar kolay gelişmemiştir.

İngiltere’nin 1990’da katıldığı, ancak 1992 yılında İtalya ile beraber sistemin “döviz kuru mekanizması”ndan ayrıldığı zamanlarda geçen olaylardandır. İngiltere’deki bu devalüasyon, Sterlin’in dengesini bozmuş ve Avrupa Para Sistemi dışında kalmıştır.

Avrupa Para Sisteminde temel amaç, üye ülkelerin para birimlerinde istikrarı sağlamaktır. Bunun için para birimlerinin birbirleri karşısında belirli sınırlar dahilinde dalgalı hareketi kabul edilebilir niteliktedir. Böylelikle Avrupa’da parasal istikrar bölgesi oluşacaktır. Ancak Soros yine devrededir: “İngiltere’nin Euro Bölgesi dışında kalarak” faiz oranlarını ayarlayarak süreci yönetebileceğini ifade etmektedir.

Soros İngiltere’de Sterlin’e karşı bir pozisyon alır. Kendince büyük bir operasyondur: adeta bir kumar… 1992 yılının Eylül ayında, yükselen AB yapısının Alman Mark’ı lehine gelişeceğine inanan Soros, Sterlin’deki değer kaybını baştan öngörür. İngiltere enflasyonu Almanya’nın üç katı kadardır. Haliyle aşırı değerlenen İngiltere parasının devalüasyondan başka seçeneği kalmamıştır. Ekonomik göstergeler alarm sınırındadır.

Avrupa Para Sisteminde yer alan Sterlin de Avrupa kur sistemi gereği, Alman Markı karşısında 2,95 seviyesini korumak zorundadır. Soros burada devreye girer. İngiltere Avrupa Para Sisteminden çıkarak bunu yapabileceğini söyler. Bu cümlenin devamı “mecburiyet” içermektedir. Kendi pozisyonları da devalüe edilmiş sterlin yönündedir. Vebali boynuna, Alman Merkez Bankası Başkanı’ndan da içeriden bilgi alır.

10 Eylül 1992’de 10 milyar dolar değerinde sterlin satıp Alman markı alır. Sterlin’de değer kaybı çok fazladır. İngiliz Merkez Bankası’nın  operasyonları sonuç vermez. Ancak bu işlemin rüzgarı da oluşur, Köpek balıkları kan kokusunu almıştır: başka satıcılar da devreye girer. Her ne kadar İngiltere Merkez Bankası Alman markı satıp sterlin alarak düşüşü engellemeye çalıştıysa da 44 milyar dolarlık döviz rezervinin 15 milyar dolarını harcamış ancak Sterlin’deki değer kaybını önleyememiştir.

Önce faizleri %2 arttırdılar. Yetmedi… Aynı gün ikinci faiz arttırımı geldi Sterlin’de değer kaybı devam ediyordu. Enflasyon yüksek, faiz yüksek ekonominin dengesi kaçmıştı. İngiltere Merkez Bankası ve Hükümet olağanüstü toplantılar sonucunda 16 Eylül 1992 Çarşamba günü, İngiltere  Sterlin’i Avrupa Para Birliği’nden çıkardı. Devalüasyon %16 idi. Soros’un gelirine Bir milyar dolar eklenmişti. Diğer ülkeler de bu dalgalanmadan nasibini aldı: İspanya Peso’su % 28, İtalyan Liret’i  %22 değer kaybedince Soros’un kârı katlanarak artmaya devam etti.  Bir milyar dolar kadar da bu işlemlerden kazandı. Soros’un  bir haftalık kârı 2 milyar dolardır.

Uluslararası fonlar aynı dönemde dörtte biri kadar kazanabildi. Jones fonları 250 milyon dolar kazanırken, Kovner Caxton Corp.’un 300 milyon dolarlık rekorunu Soros kırmış oldu. Eylül ayında hiç kimse, üst üste birer milyar dolar kazanan  Soros’tan daha fazla kazanamadı. Soros bu kazançla efsane oldu. Yönetimi altındaki varlıklar Ekim 1992’nin ortası itibariyle 3,3 milyar dolardan 7 milyar dolara, 1993 yılının sonunda ise  11 milyar dolara çıktı.

Bu yüzden mağrur İngilizler için bu mağdur durum, kaçınılmaz son olmuştur. Böylelikle 16 Eylül 1992 tarihini “Kara Çarşamba” olarak ilan etmişlerdir.

311 total views, 1 views today

Bir Cevap Yazın