NEPOS ve CUMA – işçisin sen işçi kal
27 Ekim 2014
ENFLASYON İNER Mİ?
6 Kasım 2014

İZMİR’ in “GELECEĞE” DÖNEN YÜZÜ…

İZMİR’ in   “GELECEĞE”   DÖNEN YÜZÜ…

Şehirlerin ruhu ve algısı dendiğinde, Victor Hugo’nun İzmir için söylediği “İzmir nazlı bir prensestir” dizesi mutlaka hatırlanır. Benzer algılar İstanbul, Ankara biraz uzaklara gidince Moskova, Roma, Berlin için hissedilmez. Bu yüzdendir ki bu ruh hali İzmir’in yerleşiklerinden gezmeye gelenlere kadar herkese yansımaktadır. Bir kentin dünü bugünü ve yarınıyla bir bütün oluşu en güzel İzmir’de görülür.

DSC_0118İzmir, tarihin yaşandığı ve tarihle yaşanan bir şehirdir. Başkalarının kitaplarda okuduğu olaylar, İzmirlinin evinin karşısında, işe giderken önünden geçtiği sokakta, adres tarif ederken bile sıradan kullandığı mekanlarda geçmiştir. Bu birikim ticareti, sosyal hayatı ve kültürü ön plana çıkartmaktadır. Şu kadar bin yıllık tarihiyle İzmir, dünyanın sayılı merkezlerindendir.

Mekanlar ve şehirler; ya insanı çeken ya da bir an önce kaçıp gidilmesi düşünülen bir yer haline geliverir. O yeri özel kılan şehrin sakinleri, ünlüleri, değerleridir. “Çok güzel ama hayalet şehir sanki”. “Çok kalabalık ama kapıdan çıkınca,  her an bir ünlü ile karşılaşman mümkün”…Ya da “çok küçük ama bir masal şehri gibi” diye başlayan sözler o şehri farklı hissettirmektedir. Bir yazar, bilim insanı, tüccar, hekim, sanatçı, bir din büyüğü ile aynı şehirde yaşıyor olmak, hatta ona komşu olmak, yakınlarında bir yerlerde yaşadığını bilmek bile, insanlar için başka bir duygu olsa gerek. Onlarla hiç karşılaşılmasa bile oralarda bir yerlerde olduğunu bilmek yeterlidir.

Ekonomik faaliyetlere yabancı olmayan bir şehirdeyiz. Tarım, sanayi ve hizmetlerin birlikte yaşandığı bir şehir İzmir. Hizmetler sektöründe çalışanlar Türkiye’de nüfusun yarısıdır. İzmir’de 10 puan daha yüksektir. Aradaki fark tarımsal faaliyetlerle kapatılmaktadır. Tarımda Türkiye’de çalışan %23,6 iken İzmir’de %12,3’tür. Sanayide çalışan Türkiye’de %26 iken İzmir’de %32’dir. İzmirli hizmet sektöründedir.

Nitelikli istihdam konusuna gelirsek bu defa şirket büyüklükleri, cirolar, ihracat ve üretim potansiyeli olan firmalara değinmek gerekecektir. Bu konuda zayıf bir şehirdeyiz. İzmir’in imkanları nitelikli işgücünü çekememektedir. İzmir kalabalık bir şehirdir. Nüfus artışı Türkiye ortalamasına (% 0,138) uygun olsa da; Kilometrekareye düşen insan sayısı Türkiye için 100; İzmir için 340’tır. Milli gelire katkı bakımından İstanbul (%27,16) ve Ankara’dan(%8,63) sonra gelmektedir (%6,28).

Bugün “haydi böyle bir şehir kuralım” ya da “öyle bir kentimiz olsun ki” aşamasında da değiliz. Burada yaşıyoruz. Şehrimizin bir tarihi arka planı, belli bir kimliği var. Bu potansiyelin gelecek on yılda, Türkiye Cumhuriyetinin 100. Yıldönümünde, evrileceği yapıyı ve yakalayacağı fırsatlar ile 2023 yılı vizyonunda gerçekleştirecek olduğu misyonu anlamak istiyoruz.

Pek çok araştırmaya göre İzmir, nitelikli insanların yaşadığı bir şehir. Okuma yazma bilmeyen sayısının en az olduğu üç ilden birisidir. Sınıfları kalabalık olsa da eğitimli insan sayısı Türkiye ortalamasının üzerindedir. Yüksek öğretimli çalışanlar kadar; farklı açılardan uluslararası niteliğe sahip birey sayısı da önemlidir.

İzmir’de İstihdam

İzmir’de işgücüne katılım (%56) Türkiye ortalamasının (%50) üstündedir. Gelen genç nüfus istihdam edilememektedir (%47). Neden işsiz, ya da çalışmama nedenine dair soruya verilen cevaplarda en çok ev işi yapanlar vardır. Emekli, öğrenci ve hasta olduklarını söyleyen sayısı 1 miyon 2 yüzbin kişidir. İşgücü çağındaDSC_0119ki nüfusun her 3 kişisinden 2’si halihazırda yeterince meşguliyeti olduğunu söyleyen, zamanında çok çalıştık diyen çalışmayan işsizdir. Diğer nedenler için de 220 bin kişi eklendiğinde;  İzmir’de çalışabilecekler içinde (15 yaş üzeri 3.200.000 kişi)  sadece 380bin kişinin çalıştığı görülecektir. Çalışan nüfusun genel şehir nüfusuna oranı %10 altına düşmüştür. Bu durum ne yazık ki Türkiye ortalaması üstünde, İzmir’in işsizlik rakamlarına da yansımaktadır, 480bin kişi (%15).

“Umut ve geleceğe güvenle bakma” gibi mutluluk ve karamsarlık” gibi soyut değerler için yapılan araştırmalarda İzmir, Türkiye ortalamasındadır. Ancak nüfus ve yaşlanmaya bağlı araştırmalarda İzmir yaşlanmaktadır. Türkiye’de 20’li yaş grubunda oluşan yığılma, İzmir’de 35 ve üzeri yaş gruplarında görülmektedir. İzmir Türkiye’den 10 sene yaşlı durumdadır.

İzmir’deki 9 üniversite hem nitelikli insan kaynağı hem de şehrin dönüşümü bakımından büyük bir fırsattır. 2023 vizyonuna uygun 15 Üniversite hedefi İzmir’i değiştirecektir. Yeni üniversitelerin belirli alanlarda uzmanlaşmış tematik, ihtisas üniversiteleri olarak kurulması şehir için de büyük bir katkıya dönüşebilecektir. Hizmetler sektöründe yer alan %60 düzeyindeki istihdam özellikle büyük bir ticari potansiyeli harekete geçirebileceğini düşündüğümüz Çandarlı Limanı projesi ile birleştiğinde İzmir’in geleceğini etkileyecektir.

Çandarlı Limanı ve Yeni Fırsatlar

Güvenlik, ulaşım ve enerji alt yapısı ülkeleri daha iyi konumlara taşıyan birer unsur olarak kabul edilir. İzmir’in denizi uzun yıllar “sayfiye” olarak kalmıştır. “Deniz-rakı-balık” iyi de “deniz-liman” da başka bir fırsat sunmakta İzmir için. Denizin sefasını sürmek, denizden böyle yararlanmak kadar sonunda “denizci millet” olmaya da dönüşmelidir. Çandarlı Limanı ekonomi ve ticari fırsatlar olarak önemli bir imkandır. Türkiye’nin konteyner  kapasitesinin iki katı büyüklüğünde ve dünyanın en büyük 10 konteyner limanından birisinden bahsediyoruz. Çandarlı ile Doğu Akdeniz transit limanlarına bir yenisi daha eklenecektir. 200 bin ton üzeri gemilerin yanaşabileceği bir liman olması,  Türkiye için bir ilktir. Türkiye’de böyle bir liman bulunmadığı için Akdeniz`den gelen yüksek tonajlı gemiler önce Pire Limanına gitmekte, burada yükler bölündükten sonra  dağıtım yapılmaktadır.

Limanın tamamlanması, yılda 4 milyon gemi giriş çıkışı demektir. Pire Limanı`yla kıyaslandığında limanın Yunanistan`a katkısı yıllık $ 57 milyar.  Çandarlı, Pire limanın dört katı büyüklüğündedir. 15 bin kişiye iş imkanı sunacaktır. Böylesi büyük yatırımlarda ummadık artı değerlerin ortaya çıkması, çarpan etkisi ve farklı sektörlerin gelişimi sözkonusu olabilmektedir.

İzmir’in İhracatı yıllık bazda 2013 itibariyle  $ 9,3 milyar; İthalat $ 10,653 milyardır. İzmir’in son beş yılda aldığı yapı ruhsatlarının sayısı 6500’den 2013’te 8500’e yükselmiştir. Ticaret ve ekonomik faaliyetin yönü inşaata doğru değişirken; Çandarlı limanı daha farklı yeni imkanların ve fırsatların önünü açacaktır.

Tarımsal üretim potansiyeli harekete geçirilememektedir. Tarımsal faaliyet yapılabilecek alanlar içinde ekili alanlar yarıdan az vaziyettedir.

Avrupa’nın aşamadığı küresel kriz ve durgunluk Türkiye genelinde ve İzmir özelinde bir fırsattır.  Özellikle nitelikli insanları çekebilme potansiyelimiz artmaktadır. Elbette bunun yolu yeniliğe açık, üretken beyinler için “cazibe” alanı oluşturmaktan geçmektedir. İzmir DSC_0117bir fırsatın eşiğinde ve yeni bir kararın arefesindedir.  Yenilikçi ve yetenekli bireyler için fark oluşturan bir kent kimliği önemli bir çekim merkezidir. Aksi takdirde kendilerine bu imkanları sunan başka şehirlerde yaşayıp; günü-birlik gidip gelinen, iş için haftada bir-iki gece konaklanıp geri dönülen bir şehir olmanın ötesine gidemeyecektir. Ekonomik potansiyel sadece maddi şartların yerine getirilmesiyle değil hem çevresel hem nitelikli insan faktörüyle harekete geçirilecektir.

İzmir bir potansiyeldir. Her an çok şeyleri gerçekleştirebilecek bir potansiyel… Bu kadar çok şeyi olup da birşeyleri başarmanın eşiğinde olan başka bir kent yoktur. Burayı bir dünya kenti hüviyetine evirecek, ortak akıldan doğan bir heyecan, birşeyler yapmak ve başarmanın havası; vizyon sahibi yöneticiler ve bunun farkında olan yerleşikler ile mümkündür.

ve İzmir bunu gerçekleştirmeye en yakın bir şehirdir…

1,232 total views, 1 views today

2 Yorumlar

  1. Atilla Çakır dedi ki:

    Atilla Çakır’ın yorumudur
    Ben beğendim….
    “Yasadigi sehiri bu sekilde makro ve mikro olcekte degerlendiren ve planlar yapan yoneticilerimiz de olur insallah.”

  2. Acar Hoca dedi ki:

    Atilla Cakir bir yorum yapmış.
    Ben beğendim….

    “Yasadigi sehiri bu sekilde makro ve mikro olcekte degerlendiren ve planlar yapan yoneticilerimiz de olur insallah.”

Bir Cevap Yazın