EKONOMİNİN UMUT YILI: 2016
7 Ocak 2016
BİR PANCAR MOTOR VARDI
25 Ocak 2016

2016’YA DAHA FAZLA BEKLENTİYLE

2015 Ekonomiler için bekleneni veremedi. Gelişmiş ülkelerin derdi gelişmekte olan ekonomileri germeye devam ediyor. 2014 yılında %3,4  büyüyen küresel ekonominin 2015 performansının da aynı seviyelerde olması beklenmektedir. Düşen petrol fiyatları petrole muhtaç ve bağımlı gelişmiş ülkeler için olumlu iken;  gelişmekte olan ülkeler için sıkıntı oluşturmaktadır.

Dünyada Büyüme

Gelişmiş  ekonomilerde  devam eden yüksek  borçluluk  ve güvensizlik ekonomi için de baskı olmaya devam ediyor. ABD, gelişmiş ülkelerin amiral gemisi. Avro Bölgesi’nde büyüme çok yavaş, Japonya iç ve dış talep zayıflığı nedeniyle 2015 yılından beklediğini bulamadı. Gelişmekte olan ekonomilerde her ülkenin kendine has meselesi var. Haliyle büyüme yine yavaş. Brezilya ve Rusya ise daralmaya devam ediyor. Rusya Merkez Bankasının, 2014 Aralık ayındaki sürpriz bir kararla faiz oranını %10,5’ten %17’ye çıkardığı şok artışın ardından yaptığı siyasi hamleler ekonomiyi zorlamaya devam ediyor. Sonuçta Küresel ekonominin bu trendlerle 2016’dan da beklediğini bulamaması normal olacak.

2016DAHAFAZLABEKLENTİYLE12008 Temmuz’undaki petrolün $140 seviyesini görmesi bütün petrole bağımlı ekonomiler için endişe oluşturmuştu. Ancak Rusya, Venezüella, Brezilya gibi ülkeler için önemli bir kaynak olmuştu. Petrol üreteni sevindiren ve geliştiren bu zenginlik faktörü, şimdilerde tersine seyir izlemektedir. Ancak o gün için yüksek maliyetle üretim yapamayan gelişmiş ülkeler bugünlerde ürettiklerini satacak petrol ve diğer hammadde zengini ülke bulamaz hale gelmek üzeredir. 2011 ortalarında $2.000’a koşan altın için de durum aynıdır. Şok dengesizlikler büyümeyi zorlamaktadır. Büyümenin anahtar formülü için Avro Bölgesi toparlanacak, finansal piyasalar sakinleşecek, gelişmekte olan ülkeler daha fazla büyüyecek (bunun için petrol fiyatları yükselmesi gerekiyor) emtia fiyatları da yükselirse işlem tamam olacak. Ancak bunlar Türkiye için yan etki oluşturacak hususlar.

Türkiye’de Büyüme

Türkiye ekonomisi başta AB olmak üzere yakın ticaret ortaklarındaki durgunluk,  finansal oynaklıklar ve artan jeopolitik gerginliklerin tam ortasında. Türkiye ekonomisi büyüme performansı ile G-20, AB ve OECD ülkeleri arasında ilk sıralardadır. Bu potansiyelin harekete geçirilmesiyle Türkiye, %6’lar düzeyinde bir büyüme ile istediği hamleleri gerçekleştirebilir. Ancak yüksek faiz oranları başka bir risk unsurudur.

2016DAHAFAZLABEKLENTİYLE2Türkiye’de kamu harcamaları büyümenin motoru olmaya devam ediyor. 2014 yılındaki kamu harcamalarının büyümeyi dengeleme gayreti grafikte de görülmektedir. Ancak iç talep iyice durgunlaşmıştır; 2014’te iç talebin artan kamu harcamalarına olumlu tepkisi altı ay geriden gelmiştir. Daha sonra 2015’te ise iç talebin kamu harcamaları ile daha uyumlu geliştiği söylenebilir. Bu da büyümenin %4’ler seviyesine yükselmesine sebep olmuştur.

28 Ocak 2014’te, Merkez Bankası, bankalara gecelik faizi %6,5’ten %11,5’e yükseltmişti. Merkez Bankası’nın bu kararı, ihtiyaç ve konut kredisi kullanacakların maliyetini de ciddi oranlarda arttırdı. Özellikle de kredi toplam geri ödemelerinde gözle görülür yükselişler oldu. Özellikle ihtiyaç kredilerinde %10, konut kredilerinde ise %25’i bulan artışlar oluştu. Mevcut faizlerle dengeleme 2015 sonunda oluştu ki konut satışları 1.300.000 rakamına ulaştı, piyasalar yeniden inşaat sektörünün verdiği ivmeyle tırmanışa geçti.

2016 İçin Projeksiyon

Orta Vadeli Programa göre TÜFE  %7,5 olarak belirlendi. Şimdilik idare bunu güçlü  mali  dengeleri,  sağlıklı bankacılık sistemi ve dinamik özel sektörü ile istihdam artışı ile yakalayabileceğini düşünüyor. Ancak yüksek büyüme patikası olarak adlandırılan %6 düzeyleri için ikinci nesil yapısal reformlar  gerekmektedir. Bu kapsamda 10. Kalkınma  Planı öngörüleri hayata geçirilmeye çalışılmaktadır. Hali hazırda zaten, daha önce görülmeyen bir şekilde üç kalkınma planı yapan ve uygulayan hükümet konumundadır.

Büyüme hedeflerini %4,5 olarak belirleyen hükümet için veriler sadece bölgesel, jeo-politik riskler anlamında tehdit durumundadır. Diğer uluslararası ekonomideki yavaşlamadan kaynaklanan risklerin yönetildiği görülmektedir. Alışılmış ve bilinen uygulamaları itibariyle olağanüstü sürpriz uygulamalar beklenmemektedir. Türkiye ekonomisi tek haneli işsizlik rakamlarının eşiğinde hızla %6 performansını yakalayabilecek bir motivasyona sahiptir. Yeter ki kendini durdurmasın…

Cari açık 2015’te %4,4, 2016’da %3,9 planlanmaktadır. İthalata dayalı bir ihracat politikası nedeniyle bu rakamın tekrar %4-5 arasında gerçekleşmesi mümkündür. Yine de 5-6 sene öncesinde  %10’a dayanan yıllardan sonra bu rakamlar ciddi anlamda düşük verilerdir.

2016DAHAFAZLABEKLENTİYLE3Türkiye’de en önemli sorunlardan olan vergi gelirlerinin düzenli ve sağlıklı niteliği son 7 yılda ciddi oranda düzelmiştir. Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan verilerde 2008’de devlet topladığı vergiyi faizlere yetiremezken; 2009 sonrası vergiler düzenli artmaya başlamıştır. Bu durum vergi gelirleri ile normal kamu harcamalarının yapılmasını sağlamıştır. Özellikle 2015 vergi gelirleri ile faiz dışındaki harcamaların yapılmasını sağlayan bir yıl olması açısından önemlidir. Bu trendin 2016’da devam etmesi beklenmektedir.

1,495 total views, 1 views today

Bir Cevap Yazın