G20 – ANTALYA’ DAN HANGZHOU’YA TÜRKİYE’YE YANSIMALAR
21 Eylül 2016
İşsizlik Rakamları, Yükselen Değerler ve Gereksiz Endişeler
27 Eylül 2016

Türkiye Cumhurbaşkanının Birleşmiş Milletler Konuşmasının Mesajı Kime?

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM’de devlet ve hükumet başkanları ve delegelere hitaben yaptığı konuşma üzerinden dünyaya seslendi. Konuşma global kamusal mallar konseptine uygun içerikte düzenlenmişti. Mülteci sorununun temelini teşkil eden savaşın durdurulması, bölgeyi dünyayı tehdit eden güvenlik sorununun çözülmesi, BM karar alma mekanizmasının yapısı ve Türkiye’yi büyük bir badireye sokan FETÖ örgütlenmesinin hain kalkışması ana başlıkları oluşturmuştur.
Türkiye’ mülteciler konusunda çaresizdir: Sınırında, kapısında aç-perişan savaş kaçkınları… yaşlılar, kadınlar, çocuklar… son derece insani bir yaklaşımla açılan sınırlar ve önümüz yeni bir kış. Savaş bitmiyor, mülteci akını durmuyor… Sınır güvenliği konusunda alınan önlemler çok fazla engel değil. Resmi ve gayrı resmi rakamlar artık üç milyon ile telaffuz edilmeye başlandı. Avusturya’nın, Macaristan’ın nüfusunun %1’ler düzeyi ile sınırlamaya çalıştığı mülteci sayısı, Danimarka’nın 90 kişiyi bile çok gördüğü bir ortamda, Türkiye’nin resmi ağızlardan telaffuz ettiği bu rakamlar yeni insani dramlara neden olabilecek boyuttadır. Rusya’da bile 3.000’i bulmayan mülteci varken, Türkiye insani olarak sessiz kalamıyor. Sınıra hendekler kazmak, dikenli telle çevirmek, duvar örmek çözüm değil. Sınırların bir tarafında viskisini “huzurla” yudumlarken birileri; öte yanda sınırda hastalık, açlık ve ölümle sınanan insanların varlığı bu günün ne yaman çelişkisidir.
Türkiye, AB ya da diğer donör ülkelere güvenerek bu kapıları açmadı zaten. Hatırlayalım son 30 yılı: Afganistan’dan, Saddam’dan kaçanlardan, Thodor Jivkov’un trenlerle sınırımıza terk ettiği Bulgaristan Türkleri’ne kadar, pek çok kişiye Türkiye “güvenilir ülke” oldu. Hele son yüzyıl Balkan, Kafkas, göçmenleri; Türki Cumhuriyetler hatta Rusya’dan, Ermenistan’dan, Arap ülkelerinden Afrika’dan gelip yerleşenlerin hatırı sayılır bir sayısı vardır. Burada en önemli sorun Türkiye’nin ciddi bir göç ve vatandaşlık ofisi konusunda yetişkin personel bulma sıkıntısıdır. Eğitimden sağlıklarına, hayatlarını sürdürecek imkanlardan düzenli gelirlerine, iş kurmak isteyenlerden çalışmak isteyenlere kadar Türkiye bu mülteci dalgasına “hazırlıksız” yakalanmıştır. Maliyetlerini söylemeye gerek yok bile.
ibn Haldun’un ifade ettiği gibi bu “coğrafya” böyle nitekim. Kaderimizde insanlığa kucak açmak var. Üç milyon insanın dramına yeni dramlar eklememek için çok yönlü göçmen yönetim stratejileri, iskan politikaları, mülteciler için hayatlarını sürdürecek dil, eğitim ve sağlık programları, yetişkinlerin istihdamı gibi çok fazla alanda politikalar geliştirmek zorunludur.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın satır aralarına yerleşen mesaj budur: “birimizin derdini hepimiz göğüslemezsek, yarayı birlikte sarmazsak dünyada kalıcı bir barıştan söz edemeyiz” dedi. Temsil sorunu, güven sorununa dönüşmüştür. “Tüm dünyanın temsil edilmediği bir BM barışı tesis edemez” vurgusunu bir defa daha yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan “hiçbir şeyin kendi kendine düzelme şansı olmadığı ve hükumetlerin birlikte bir şeyler yapması” gerektiğinin üzerinde durdu.
Dünyadaki yankısına bakıldığında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasını “BM’de konuşma yapan bir devlet başkanı liderin daha genel sorunlara değinmesi gerektiğine” dikkat çekerek tenkit eden bazı suret-i haktan görünen yorumlara rastlamak mümkündür. Ancak konuşmanın yerel bir sorun olmayıp bölgesel, hatta uluslararası boyutları olan bir konuya dikkat çekmesiyle önemi daha da artmaktadır. Diğer bir başlık olan Darbe benzeri “FETÖ kalkışması”nın Türkiye’yi ilgilendiren bir konu olmasına gelince; konunun Türkiye’yi aşan boyutu ve ulus üstü odaklarca yönetilmiş olma niteliği itibariyle doğru seçilmiş bir başlıktır.
Son söz, Türkiye bulunduğu coğrafyanın sıkıntılarından dolayı uzun yıllardır mali ve ekonomik olarak yerinde saymaktadır. Her tehdit ve zorlukta bir fırsat gizlidir. Türkiye batmaz, ancak denizi taşırır. Bu konumu bile Türkiye’nin bu sorunun üstesinden geleceğine işaret etmektedir. Barıştan, huzurdan, adaletten, insanlıktan ölen olmamıştır, Bu da geçecektir…

3,241 total views, 0 views today

Bir Cevap Yazın