IŞİD ÜZERİNDEN HÜKÜMETE ÇAKMAK – illa ki “Güven”
23 Temmuz 2015
ÜNİVERSİTELER AÇILIRKEN
7 Ağustos 2015

SAVUNMANIN MALİYETİ

2002 yılı Sayıştay Raporunun uzun açıklamalarında yer alan, kamu harcamalarının içinde verimsiz harcamaların yoğunluğu çok tartışıldı. 1990 – 2000 yılı arasında yaklaşık 80 milyar dolar civarında bir askeri harcamanın Güneydoğu Bölgesindeki terör faaliyetleri için kullanıldığı belirtilmişti. Sonuçta terör devam ediyor ve bu harcamalar ile ne başarıldı sorusuna cevap arandı. Bu sorunun cevabı kolay değil çünkü terör eylemleri için 2000’li yıllar da harcama bakımından çok önemliydi.

2008 yılına kadar en fazla devlet harcaması askeri/savunma harcamaları için yapılmaktaydı. Bütçenin ortalama %15’i düzeyinde yer alan bu harcamalar; ciddi kaynak kullanımını göstermekteydi. Ülkenin eğitim, sağlık, refah gibi harcamaları yerine savunma sanayi için kaynaklar seferber edilmekteydi. Sebep çok. Harcama önceliği denildiğinde hiç kimsenin aklına önce eğitim ve ya sağlık gelmeyecktir. Öncelik güvenlik ve “varlığın bekası sorunu” olarak algılanacaktır.

Türkiye’de savunma harcamalarından bahsetmeden önce güvenlik anlayışından bahsetmek gerekir. Türkiye’de güvenlik denildiğinde akla toplumun insani ve sosyal güvenliği yerine devletin askeri asayiş güvenliği gelmektedir ve dolayısıyla savunma, güvenlik harcaması demek ülkenin ordu için harcadığı para anlamına gelmektedir. Ülkemizde savunma harcamaları son 8 yıla göre azalmakla birlikte önemli bir orandadır. Buna, içinde bulunduğumuz önemli jeopolitik ve teopolitik konjonktür neden olmaktadır.

Türkiye’de 1970 sonrası özellikle bu harcamalar önemli ölçüde artmış ve NATO verilerine göre 1971-1980 arasında en çok savunma harcaması yapan ülke Türkiye’dir. 1970’li yıllardaki bu harcama artışında Kıbrıs Harekatında ABD’nin uyguladığı silah ambargosu büyük ölçüde etkili olmuştur. 1990-1994 yılları arasında da PKK terörü nedeniyle silahlanma oranı %15 kadar artmıştır.

Güvenlik için yeterince askeri harcama yapılmıştır. Harcamanın etkin kullanılması, sosyal ve ekonomik uygulamalarla desteklenmesi önemlidir. Silahların gölgesinde seçim kimsenin tasvip edeceği bir uygulama değildir. Silah elde ya da Anadolu tabiriyle “yumruk yapılmış el ile tokalaşmak mümkün değil”. Bu yüzden silahla meşruiyet ve silahla zemin kazanmak eylemi Türkiye’nin geleceğinden çalmaktadır. Yurt dışında çoktan vatandaşın vergisi ile ilgili dernekler ayaklanır ve bir an önce açıklama yaptırır, hesap sorulur,  istifalar alınırdı.

Önce herkes için sorumluluk… sorumluluğun olmadığı yerde sorun vardır.

1,507 total views, 0 views today

Bir Cevap Yazın